
Garanti BBVA Research, ekonomist Deniz Ergun tarafından hazırlanan “Türkiye: Çeyreklik Borç Görünümü” raporunu yayımladı.
Haziran 2026 tarihli raporda, yılın ilk çeyreği itibarıyla hanehalkı, reel sektör, kamu kesimi ve bankacılık sektörünün borçluluk yapıları ile makroekonomik risk haritası mercek altına alındı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) attığı sıkılaştırma adımlarının krediler üzerindeki baskısı net şekilde görülürken, kalıcı enflasyonun getirdiği maliyetler de raporda geniş yer buldu.
BATIK KREDİLER TARİHİ ZİRVEYE YAKIN
TCMB’nin bireysel kredilere getirdiği ek kısıtlamalar, hanehalkının borçlanma eğilimini sınırlayarak finansal yükümlülüklerin stabilize olmasını sağladı. Buna karşın, varlık büyümesindeki yavaşlama nedeniyle hanehalkının net finansal servetinde bir gerileme kaydedildi. Raporun hanehalkına ilişkin dikkat çeken diğer başlıkları şu şekilde sıralandı:
Dünya Ortalamasının Altında Borçluluk: Türkiye, gelişmekte olan piyasa (EM) ortakları ve gelişmiş ülke ortalamaları ile karşılaştırıldığında hanehalkı borçluluk rasyosu en düşük ülkeler arasında yer almayı sürdürüyor.
Gelirin Yaklaşık Üçte Biri Borca Gidiyor: Kronik yüksek enflasyon ortamının faizleri yukarıda tutması borçlanma maliyetlerini yükseltti. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) verilerine göre, hanehalkı gelirinin yaklaşık %27’si borç servis işlemlerine (faiz ve anapara ödemelerine) harcanıyor. Bu oran uzun vadeli ortalamaların oldukça üzerinde seyrediyor.
Yapılandırma Dopingi Bitti, NPL Tırmanışta: Şubatta uygulanan borç yapılandırma önlemlerinin getirdiği geçici rahatlamanın ardından, ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarındaki takipteki alacak (NPL) hacmi yeniden yukarı yönlü ivme kazandı. Özellikle ihtiyaç kredilerindeki batık oranı (GPL NPL rasyosu), tarihsel olarak en yüksek seviyelerine tekrar yaklaştı.
ŞİRKETLERİN DÖVZİ POZİSYONU
Reel sektörün borç-GSYİH oranı tarihsel olarak düşük ve sağlıklı seviyelerini korurken, şirketlerin genel likidite göstergeleri de sağlam kalmaya devam ediyor. Rapora göre, döviz kredilerindeki sıkılaşma şirketleri TL cinsi kredilere yönlendirdi.
TL Ticari Krediler Döviz Kredilerini Geçti: TCMB’nin döviz cinsi kredilerin büyümesine getirdiği katı sınırlandırmalar etkisini gösterdi. TL borçlanma maliyetlerinin yüksek olmasına rağmen, TL ticari krediler döviz kredilerine kıyasla daha hızlı büyüme kaydetti.
Döviz Pozisyonunda İhracat Lekesi: Ticari batık kredi oranları tarihsel olarak oldukça düşük seviyelerde kalmayı sürdürse de, ihracat alacaklarındaki zayıflama 2026’nın ilk çeyreğinde reel sektörün net döviz pozisyonundaki bozulmanın ana sebebi oldu. Buna karşın, döviz borçlanmalarının büyük kısmının uzun vadeli ve yurt içinden fonlanmış olması önemli bir risk kalkanı işlevi görüyor.
KAMUDA KRİTİK DÖNEM TEMMUZ VE AĞUSTOS
Kamu borç metrikleri, düşük borç-GSYİH oranı ve iç borcun toplam borç stoku içindeki %60’lık hakimiyeti ile güçlü duruşunu koruyor. Ancak yılın ikinci yarısı kamu maliyesi açısından bazı maliyet artışlarını beraberinde getirecek:
İtfa Takvimi Sıkışıyor: 2026 yılının TL cinsi iç borç ödemelerindeki en yoğun tepe noktası temmuz ve ağustos ayları olacak.
Faiz Giderleri 3. Çeyrekten İtibaren Hissedilecek: Yüksek borçlanma maliyetlerinin bütçe üzerindeki yükü, 2026’nın üçüncü çeyreğinden (3Q26) itibaren faiz harcamalarında çok daha net bir şekilde kendini gösterecek.
Vatandaş Devlet Tahviline Koşuyor: Hanehalkı ve kurumsal firmaların yurt içi devlet tahvili piyasasına olan ilgisi artmaya devam ederek yerli yatırımcı tabanını tahkim ediyor.
BANKACILIK SEKTÖRÜNDE FONLAMA RAHAT
Türk bankaları uluslararası fonlama piyasalarına güçlü erişim sağlamaya devam ediyor. Bankaların uzun vadeli dış borç çevirme (rollover) oranları %100’ün oldukça üzerinde seyrediyor. Bu durum, TCMB’nin uzun vadeli dış borçlanmayı teşvik eden zorunlu karşılık (RR) teşvikleri ile de destekleniyor.
Jeopolitik Baskı Fonlamayı Bir Miktar Yavaşlattı: Güçlü erişime rağmen, menkul kıymet ihraçlarındaki ivme kaybı ve bölgedeki jeopolitik gerilimler nedeniyle dış fonlama büyümesi 2026’nın ilk çeyreğinde bir miktar hız kesti.
Konforlu Likidite Tamponları: Bankaların likidite pozisyonu oldukça rahat durumda seyrederken döviz likit varlıkları, kısa vadeli dış borçları fazlasıyla karşılıyor. Döviz likit varlıkların kısa vadeli borçları karşılama oranı %118 seviyesinde.
MERKEZ BANKASI REZERVLERİ
Türkiye’nin genel net döviz pozisyonu, 2026’nın ilk çeyreğinde kamu sektörü dengelerindeki, bilhassa da Merkez Bankası net rezervlerindeki düşüş nedeniyle zayıfladı. Raporda, 2025’in son çeyreğindeki bozulmanın ana kaynağının reel sektörün genişleyen döviz açığı olduğu, 2026’nın ilk çeyreğinde ise bu kaymanın tamamen kamu kesimi ve TCMB rezerv azalışından kaynaklandığı belirtildi.
The post BBVA Research’ten Türkiye raporu: Enflasyon borç yükünü artırıyor appeared first on Kilis Egitim.