Ece Üner, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter’in Ahbap soruşturmasında verdikleri ifade ortaya çıktı

Haber gorseli

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın AHBAP Derneği’ne yönelik yürüttüğü soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Bilgi sahibi sıfatıyla ifadeye çağırılan ünlülerden Ece Üner, Öykü Serter ve Gökhan Özoğuz Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na geldi.

3 isim de savcılıktaki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı.

ECE ÜNER’DEN BİRLİK BERABERLİK SAVUNMASI

Savcılık ifadesi ortaya çıkan sunucu Ece Üner, Haluk Levent’i sanatçı kimliği ve AHBAP Derneği’nin yöneticisi olması nedeniyle tanıdığını, kendisiyle ilk kez 6 Şubat depremlerinin ardından Oğuzhan Uğur’un YouTube kanalında düzenlediği programda yüz yüze geldiğini söyledi. Derneğe bağış yapmadığını belirten Üner, “AHBAP Derneği’ne yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerde kastettiğim husus derneğin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde ‘AFAD da bizim, AHBAP da bizim’ şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti.” dedi.

“KENDİMİ KANDIRILMIŞ HİSSEDİYORUM”

Ece Üner, “Eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması söz konusuysa ben de kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent’in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. Geçmişte yaptığım paylaşım nedeniyle pişmanım, AHBAP’la ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent’in ifadesinde gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Eylemlerini lanetliyorum.” dedi.

“HALUK LEVENT İLE YARDIM KONUSUNDA ÇOK KISA GÖRÜŞTÜM”

Gökhan Özoğuz ifadesinde, AHBAP Derneği Başkanı Haluk Levent ve dernek yönetici veya üyeleri ile herhangi bir tanışıklığı olmadığını söyleyerek, “Haluk Levent’i gerek basından gerekse aynı sektörden olmamız nedeniyle ismen tanırım ancak kendisi ile herhangi bir zaman diliminde yüz yüze gelmedim. Sadece Kahramanmaraş deprem felaketinden sonra bölgede yardım faaliyetinde bulunuyordum. Bu yardımı gerek İstanbul’da gerekse de o bölgede bulunan tanıdıklar aracılığıyla gerçekleştiriyorduk. Emin olmamakla birlikte Haluk Levent ile ne tür bir yardım yapılacağı hususunda çok kısa görüşmüş olabilirim. Nitekim görüşme neticesinde de herhangi bir sonuç elde etmedik. İhtiyaç durumunda beni arayacağını belirtti ve telefonu kapattı. Sonrasında da herhangi bir arayan olmadı.” dedi.

“YARDIM TOPLAMA FAALİYETİM OLMADI”

Haluk Levent ve AHBAP Derneği’ne herhangi bir para transferi olmadığını söyleyen Özoğuz, “Oğuzhan Uğur ile deprem öncesi tanışıklığım müzik ortamından vardı. Deprem zamanı sosyal medyada sıkça paylaşımlarını ve yardım toplama faaliyetlerini gördüğüm için kendisini arayıp ne yapabileceğimi sordum. Bana ofise gelip bizzat yerinde görmemi istedi. Ben de bunun üzerine Oğuzhan’a ait ofise gittim. Burada bana çalışmalarından bazılarını gösterdi. Hatta göçük altında olan kişiler arayıp adres belirtiyorlardı. Bu adresleri bölgede bulunan kişi veya kurumlara ilettiğini anımsıyorum. Bana dinletilen bazı görüşme içeriklerinde ağlayan kız çocukları ve insanlar vardı ve ben bunları duyunca kendimi kötü hissettim ve oradan ayrıldım. Herhangi bir şekilde AHBAP Derneği için veya Oğuzhan Uğur’un belirttiği herhangi bir hesap için yardım toplama faaliyetim olmadı.” dedi.

“O SÖZLERİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ İÇİN SÖYLEMEDİM” DEDİ

Sosyal medya paylaşımlarına yönelik konuşan Özoğuz, “YouTube platformunda yapılan paylaşımda ‘Korkunç şeyler yaşandı ve yaşanıyor. Gerçekten de hayatımda ülkeyi bu kadar sahipsiz hissediyorum’ şeklinde bir söylemim oldu ancak bunu kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti ve herhangi bir kamu kurumu için belirtmedim. Göçük altında olan ve çıkarılmayı bekleyen insanların olduğunu görünce ve bir kısmının seslerini duyunca konuşmaların ve seslerin etkisinde kalarak göçük altındaki kişiler ve onları dışarıda bekleyen yakınlarının çaresizliğini anlatmak istedim. Bunun dışında bir niyetim ve söylemim olmadı.” dedi.

“HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM”

Haluk Levent’in çok eskiden, 1990’ların sonlarında, 2000’lerin başlarında günde 4 tane üniversite konserine gittiğini duyduğunu ve yine buradan elde ettiği gelirleri de kumar ve bahis borçlarına karşılık kullandığını duyduğunu söyleyen Özoğuz, “Ama buna birebir şahit değilim. Ancak eskiden beri yapılacak olan yardımlar konusunda Haluk Levent ve derneğine yardımda bulunulmaması yönünde iradem olmuştur ve yakın çevremi de bu konuda yönlendirmişimdir. Haluk Levent gerek sosyal medyada gerek televizyonda gerekse de kamu kurumlarında birçok faaliyette bulundu ve yine birçok kesim tarafından bu faaliyetleri desteklendi ve takdir gördü. Bundan dolayı da o dönem AHBAP Derneği’ne güven duymuştum ancak bahse konu soruşturmadan ve kısmen içeriğinden haberdar olduktan sonra gerek şahsım gerekse benim gibi düşünen insanların yanıldığını gördük, hayal kırıklığına uğradım. Buna ilişkin olarak ‘Ah Ahbap vah Ahbap, hep böyle mi olacak bu işler’ şeklinde bir kınama tweeti paylaştım. AFAD, Kızılay veya AKUT gibi kurumlara herhangi bir güvensizliğim söz konusu olmamıştır. Benim tek amacım insanlara faydalı olabilmek ve yardımcı olabilmektir. Ben vatanıma, milletime, devletime aşk ile bağlıyım. Aksi düşünülemez. Yegane amacım bu bağlılıkla yardım etmektir. Benim iyi niyetimi kötüye kullanarak ve yapılan yardımları da kötü iş ve işlemlerde kullanılmasına sebebiyet vermiş isem benim için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur.” dedi.

“TRAVMA YARATTI”

Öykü Serter ifadesinde, 1999 yılında meydana gelen Adapazarı depreminde muhabir olarak sahada aktif olarak çalıştığını belirterek, “O dönem yaşanan sürece yakinen tanık oldum. Bundan kaynaklı doğal afetlerle ilgili konularda kişisel hassasiyetim bulunmaktadır. Daha doğrusu o dönem bizzat mesleğim itibarıyla şahit olduğum insan manzaraları bende travma yarattı. Ben bizzat o dönem toprağın altından ceset parçaları dahi çıkarttım. İnsanların birbirlerine yetişememesine tanık oldum. Bu husus beni derinden yaralamıştı. Meslek hayatım boyunca da bu tür doğal afetlerle ilgili konularda duyarlı oldum.” dedi.

“MENFAAT SAĞLAYICI FAALİYETLERİ KABUL ETMEM MÜMKÜN DEĞİL”

Bu konuda çok hassas olduğu için 6 Şubat depreminde istem dışı öfkelendiğini söyleyen Serter, “Bana göstermiş olduğunuz tweetlerimi o öfke halinde attım. Ben o dönem tweetleri atarken devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldıklarını düşünerek değil, ortak acıyı paylaşmak için duygularımı dile getirdim. Herhangi bir şekilde insanları AHBAP’a veya herhangi bir özel yardım kuruluşuna yönlendirmedim, sevk etmedim. Haluk Levent isimli şahsı şahsen tanımam. Şahsen de bu tarz yardım faaliyeti yapan topluluklara itibar etmem. Haluk Levent ile herhangi bir kişisel ilişkim hayatımın hiçbir döneminde olmadı. Kendisi ile herhangi bir ticari ilişkim veyahut para alışverişim olmadı. AHBAP Derneği aracılığıyla bir yardım faaliyetinde bulunmadım. AHBAP Derneği’ne para yatırmadım. İnsanları AHBAP Derneği’ne yönlendirecek hiçbir söylemde bulunmadım. İnsanların duygularının sömürülerek bu tür menfaat sağlayıcı faaliyetleri kabul etmem mümkün değildir. Nasıl ki yardıma geç gidilmesine, insanlara yetişilememesine tepki gösteriyorsam bu tür insanların zor durumlarından faydalanarak insanların duygularını suistimal ederek yapılan bu tür eylemlerin de her zaman karşısındayım.” dedi.

yok

Author: Fatma Kurt